pladis Veri Uzayı
pladis Veri Uzayı

pladis Veri Uzayı

06.01.2022

Yıldızlar binlerce yıldır insanların ilgisini ve merakını cezbetmiştir. Yıldızlara olan merak, sadece efsanelere konu olmamış aynı zamanda astronomi başta olmak üzere daha pek çok bilim dalının gelişmesine sebep olmuştur. Yıldızlara yüklenen anlamlar insanlık tarihinin efsanelerinde envai çeşitte bulunur. İnsanlar yıldızlara ulaşma hedefine hikayelere, şarkılara, filmlere ve sanata yansıtmayı ihmal etmemiş bu hedefi daha ulaşılabilir hale getirmek için hayatlarının bir parçası haline getirmiş ve hatta çocuklarına yıldızların isimlerini vermiştir. Yıldızlar parlamaya devam ettikçe, insanın ilgisini ve hayranlığını cezbetmeye devam edecektir.

“pladis Veri Uzayı” Refik Anadol tarafından hayata geçirilen ve fiziksel olarak üç boyutlu deneyimlenecek (immersive) bir simülasyon projesi. NASA’nın geçtiğimiz yıl kamuoyu ile paylaştığı açık kaynaklı uzay araştırma verilerinden, antik Yunanca ve Latincede yedi yıldız takımı anlamına gelen Pleiades’den ve Türkçesi ile Ülker takım yıldızdan ilham alan bu sanat eseri, verinin şiirsel bir dilde görülmeyeni görülür kılmasını arzuluyor. Zahirî uzayda çıkılan hayal yolculuğu izleyiciyi ilham ve merak uyandıran bir gerçekliğe davet ediyor. Bu eser sanatçının süregelen “Geçici İmmersive Ortam Deneyleri” araştırmasının önemli bir kısmını oluşturmakta. Sözkonusu araştırma ise, “immersion” adı verilen -genellikle sanal bir bilinç hâli sayesinde izleyicinin fiziksel benliğine dair farkındalığının dönüştürüldüğü ve fiziksel olmayan bir dünyada var olma algısının yaratıldığı bir bilinç durumunu kullanan işitsel-görsel enstalasyonlar üzerine yoğunlaşmakta.

Tema olarak sonsuzluk kavramının işlendiği projede, çağdaş algoritmalar vasıtasıyla, klasik sinema projeksiyon ekranını, üç boyutlu aynı zamanda kinetik ve arkitektonik bir görselleştirme uzamasına dönüştürmek hedeflenmiş ve bu hedef aracılığıyla söz konusu yanılgısal mekân altyapısının izleyici tarafından alışılageldik deneyiminin dışına çıkılması ve hatta bu deneyimin sınırlarını aşmaya yönelik radikal bir çaba sarf etmesi istenmiştir.

Sadece görsel bir deneyim olmakla kalmayan aynı zamanda alışılageldik deneyim sınırlarını aşmaya yönelik bir deney amacı da güden bu eserde, ‘ışık’ , gerçek/kurgusal ve fiziksel/sanal olmak üzere iki alan arasındaki sınırları bulanıklaştırmak ve bunları birbirine bağlamak amacıyla kullanılan en önemli öğe. Yansıtma teknolojisinin yarattığı sanal mekân ile izleyicinin yer aldığı fiziksel mekân arasındaki eşiğe dikkati çekiyor. Deneyler, immersive sanal ortamlar ve onların izleyici üzerindeki etkisinin uzamsal özelliklerini tartışmaya açarken, sunulan altyapı vasıtası ile gerçekleştirilen deneyler de, algının göreceliliği ve onun çevremizi anlayışımızı nasıl etkilediğini sorgulamayı amaçlıyor.

Bu eser yapılan çalışmayı bedenden ayrılmış tekno-ütopik bir fantaziye kaçış yolu olarak kullanmak yerine, bizim kendimizi ve çevremizi yeniden taze bir biçimde algılamamızı sağlayacak bir dönüş aracı olarak işlev görmeyi hedefler, bunu sağlamak için ise, bizi alışık olduğumuz algılarımızdan ve dünyada olmaya dair kültürel açıdan eğilimli varsayımlarımızdan geçici olarak uzaklaştırır.

Refik Anadol Hakkında

Yeni medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı Refik Anadol, 1985 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Fotoğraf ve Video Programı’nda tamamlayan Anadol, aynı üniversitenin Görsel İletişim Tasarımı Programı ile University of California, Los Angeles (UCLA) Design Media Arts’ta yüksek lisans eğitimi aldı.

Görsel ve işitsel canlı performans, mekâna özgü enstalasyon ve parametrik heykel üretimi yapan Anadol’un projeleri, mimarlık ve yeni medya sanatları arasında melez bir ilişki kurarken dijital ve fiziksel varlıklar arasındaki alanı keşfeder.

Google, Microsoft, Nvidia, Intel ve BM gibi uluslararası kuruluşlar tarafından takip edilen Refik Anadol’un mekana özgü işitsel/ görsel performansları Walt Disney Concert Hall (ABD), Hammer Museum (ABD), ANAMED (Türkiye) MeConvention (Almanya), International Digital Arts Biennial Montreal (Kanada), Ars Elektronica Festival (Avusturya), l’Usine | Genève (isviçre), Arc De Triomf (İspanya), Zollverein | SANAA’s School of Design Building (Almanya), SALT (Türkiye) , santralistanbul Contemporary Art Center (Türkiye), Outdoor Vision Festival SantaFe New Mexico (ABD), İstanbul Design Bıennial (Türkiye), Sydney City Art (Avustralya) ve Lichtrouten’de (Almanya) gösterildi.

Refik Anadol, Microsoft Araştırma En İyi Vizyon Ödülü, Alman Tasarım Ödülü, UCLA Sanat+Mimarlık Moss ödülü, University of California Institute Sanatta Araştırma Ödülü’nün sahibidir. SEGD Global Design Award ve Google’s Art and Machine Intelligence Artist Residency Award’ın da dahil olduğu birçok ödüle de layık görülen Anadol, Walt Disney Concert Hall ( Los Angeles), Hammer Museum (Los Angeles), Uluslararası Dijital Sanatlar Bienali (Montreal) ve Ars Elektronica Festivali (Linz) gibi bir çok önemli kurum ve programlarda projeler gerçekleştirdi.